Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Neden bu kadar sıcak? Güneş'in Yüzeyindeki Gizemli Kasırgalar

Güneş'in pürüzsüz ve sakin yüzeyinin ardında, Dünya'daki teknolojik altyapımızı altüst edebilecek fırtınalar kopuyor. Bilim insanları, bu fırtınaların kaynağına ışık tutacak çarpıcı bir keşfe imza attı: **Kelvin-Helmholtz Kararsızlığı (KHI)** olarak bilinen fizik olgusu, ilk kez Güneş'in yüzeyinde doğrudan gözlemlendi . Bu keşif, sadece Güneş'i daha iyi anlamamızı sağlamakla kalmayıp, Dünya'yı etkileyen uzay hava olaylarının gizemini de çözmeye aday . --- ### 🌊 Peki Bu "Kasırgalar" Ne Anlama Geliyor? Kelvin-Helmholtz Kararsızlığı, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız bir olgudur. Farklı hızlarda hareket eden iki akışkan (örneğin rüzgar ve su) arasındaki sürtünme, dalgaların ve girdapların oluşmasına neden olur. Bunu, rüzgarlı bir havada göl yüzeyinde oluşan dalgalar veya atmosferdeki dalgalı bulut şekilleri olarak düşünebilirsiniz . Bilim insanları, bu olgunun Güneş'in manyetik alanlarının kenarlarında da meydana geldiğini ve **küçük, sürekli dönen gi...
En son yayınlar

6 Ağustos 2026 Üniversite Haberleri

### 🇹🇷 Türkiye'den Üniversite Haberleri 1.  **TBMM'den Yükseköğretim Düzenlemesi Yasalaştı**: Öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar sözleşmeli çalışabilmesinin yolu açıldı. Ayrıca, azami süresini dolduran son sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı tanındı ve akademik intihal cezaları ağırlaştırıldı. 2.  **Siirt Üniversitesi'nden Uluslararası Sıralamada Yükseliş**: U.S. News & World Report'un 2026 dünya sıralamasında Türkiye'de 41'inciliğe yükseldi. Dünya genelinde ise 1666. sırada yer aldı. 3.  **İstanbul Esenyurt Üniversitesi'nde Yeni Merkez**: Resmi Gazete'de, Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin kuruluş yönetmeliği yayımlandı. 4.  **Fırat Üniversitesi'nden Başarı Ödülleri**: 2025-2026 eğitim-öğretim yılında akademik başarı gösteren öğrenciler düzenlenen törenle onurlandırıldı. 5.  **TÜBİTAK'tan Öğrencilere ve Akademisyenlere Destek Çağrıları**: Üniversite öğrencilerine yönelik 2242 Araştırma Proje Yarışması'nda ön...

Mikro Milliyetçilikten Nano Milliyetçiliğe: Bireysel Devletçikler

Hızla ilerleyen teknoloji ile hayatımıza giren yeni terimlerden ve en popüler olanlarından biride kuşkusuz "Nano" kelimesidir. Fizikteki anlamı metrenin milyarda biridir. Matematiksel ölçü olarak 1 nanometre = 10^-9 metredir. Ölçü sisteminde, Mikro'dan küçük Piko'dan ise büyüktür. Bundan 20 belki 30 yıl öncesine kadar teknolojik araştırmalar, keşifler, icatlar mikron seviyesinde yapılabiliyordu. Yani metrenin milyonda biri. O zamanlar popüler teknoloji mikron boyutlarında yapılan üretim üzerine odaklanıyordu. Mikro-çipler hala bugün bile bilim ve ürün dünyasında önemli yere sahiptir. Günümüzde artık dahada küçüğü zorluyoruz. En küçüğe ulaşıp o boyutlarda kontrolü sağlamak çabasındayız insanlık olarak. Çünkü küçüldükçe daha kompak ve zarif cihazları, daha da güçlü donanımsal özelliklerde üretebiliryoruz. Yine küçüğe gitmenin özellikle bir kaç yüz atomun bir araya geldiği nano boyutlar inmenin ilginç özellikleri de ortaya çıkardığı bugün bilim dünyasının yaygın çalışmal...

Akademinin başı intihalle fena halde dertte!

 Akademisyenlerin asli görevlerinden biriside belki de en önemlisi bilimsel araştırmalar yapmaktır. Durun hemen itiraz etmeyin. "Ya öyle bir giriş yapmışsınız ki sanki akademisyenin başka işide mi var?" demeyin. Var tabi hem de nasıl. Akademisyenin görevini saymakla bitiremezsiniz. Görevlerinden bazısını konumuzu dağıtmadan şöyle özetleyelim. Akademisyenler öğretmendirler. Bölümlerde, Fakültede, Enstitüde veya Üniversitede Bölüm Başkanı, Dekan, Müdür, Rektör veya bunların yardımcısı olmak kabilinden İdarecidirler. Ulusal veya uluslararası bir derginin-gazetenin Editörü, hakemi veya en az yazarıdırlar. Laboratuvarda araştırmacıdırlar. Bazısı iyi televizyon programcısıdır :-). Değerlendirme jürisidirler, Koordinatördürler, komisyon, kurul üyesidirler vs. Hele bir de kurum dışı görevleri vardır ki hiç girmeyelim. Anlayacağınız akademisyenlik zor meslektir.  Asıl meseleye gelecek olursak; dedik ya başta en önemlisi bilimsel araştırmalar yapmak ve bunları saygın camiada kendisine ...

Neden artık küçük boyutlu cep telefonları üretilmiyor?

 Her geçen gün telefon boyutlarında kayda değer artışlar yaşanıyor. İncelikleri bakımından zarifleşen telefonlar ekran boyutları olarak devasa hale geldiler. İlk çıktıklarında trend küçülmeye yönelikti. En küçük telefonu üreten firma daha prestijli bir duruma geliyordu. Çünkü gaye ALO demekti ve bunu en ergonomik ve az yer kaplayarak yapan cihaz öne çıkıyordu.  Dokunmatik ekran telefonların hayatımıza girmesiyle süreç tersi yönde işlemeye başladı. Artık büyük ekranlı telefonlar makbul durumda. Peki ama taşıması zor olan bu cihazları tercih etmeyen kitle ne olacak?  Gerçekten kendinize uygun minik telefon bulmak zor. Bulsanız dahi premium veya özel seri üretim olacağından pekte fiyatları iç açıcı olmayacaktır. Yine firmalar kendi modellerine alternatif olabilecek kendi telefonlarını dahi satış politikası olarak getirmeyebiliyorlar. Örneğin Samsung'un Galaxy A40 modeli çok ince, zarif ve küçük bir telefon. Özellikleri bakımından orta giriş seviye olan bu telefon tatmin edic...

İstanbul Sözleşmesi: İfrat ve tefrit

İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılması için verilen talimatla birlikte gündem yeniden hareketlendi. İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011'de Avrupa Konseyi tarafından İstanbul'da imzaya sunulan, Mart 2019 tarihi itibarıyla 46 devletle birlikte Avrupa Birliği tarafından imzalanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir. Yaşanan süreçlerin ardından, 24 Kasım 2011'de parlamentosunda İstanbul Sözleşmesi'ni onaylayan ilk ülkede Türkiye'dir.  İçerdiği maddelerle sürekli gündeme gelen İstanbul Sözleşmesi her ne kadar 46 ülke tarafından imzalansa da parlamentosundan geçiren ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda. Geçirenlerde Aile kavramı ile ilgili tedirginliklerin...

Korona (Corona-Covid-19) Kaprisi

 İnsanlık olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Korona (Corona) Virüsle (Covid-19) tanıştık, yaşamaya alıştık derken süreç içerisinde yeni normallerle birlikte ikinci dalgaya hazırlanıyoruz. Fakat sanki yeni huylar edindik bu süreçte. "Sanki"side fazla oldu galiba. Yeni yeni tipler türedi etrafımızda. Ölüm korkusuyla durumu biraz abartıp kendini dezenfektan salamurasına yatıranları -ki bunların durumu tek kelimelik ifade ile Koronafobi- hadi bir nevi anlamak mümkünde, etrafındaki herkese hasta ve affınıza sığınarak söylüyorum pislikmiş gibi bakan tiplere ne demeli. Az  yanlışlıkla fiziki mesafeyi ihlal etseniz veya çocuğunuzla alış-verişe gitseniz sanki öyle kötü bir iş yapmışsınız izlenimi veriyor ki bu tipler, kendinizden soğuyorsunuz. Elbetteki hastalık sürecinde fiziki mesafe, hijyen, maske durumlarına son derece ehemmiyet vereceğiz. Eğer hastaysak veya belirtilerini taşıyan şüpheliysek karantina süreçlerine çok dikkat edeceğiz. Hasta olmaktan çok başkasını hasta etmekten ve ...

Merhaba Dünya!

 Değerli Okuyucular, Giriş için biraz klasik bir başlık seçtik. Hatta çok klasik oldu :-). Olsun bakalım, sıradan ve klasik başlamak iyidir düşüncesindeyiz. Mavi Gazete olarak karşınızdayız. Tabi gazete derken bu noktada klasik gazeteleri kastetmiyoruz. Haber vb. içerikler verilmeyecek bu gazetede. Daha çok blog-gazete tarzı bir durum oluşturmak istedik. Öyle profesyonel bir durumda söz konusu değil. Açıkçası içimizi dökmek istedik. Sizlerle dertleşelim, sizlerin dertlerini dinleyelim. Bazen güncel konular ile ilgili yazılar klavyeye alalım bazende ilmi yeni adıyla bilimsel takılalım dedik.  Devir  akıllı mobil  cihazlar devri. Yedisinden yetmişine hepimiz dijital çağın gereksinimlerine ayak uydurduk diyebiliriz. Artık birer dijital okuyucularız. Ee birde ağzı olan konuşuyor durumu var ülkemde, biz niye susalım o halde :-). Çokta iddialı değiliz zaten. Serbest yazarlık bir nevi. Tek kişiye faydamız dokunsa kafidir vesselam.. Her insan kendine bir dünya. İç alemimizde...